GELENEKSEL EDEBİYAT GECESİ İÇİN HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR.
Onunla temizlenir içimizdeki
kir.
Bir düşünceyi, duyguyu bin eder; bin sözcüğü bir.
Kapısını açık bulursan hiç düşünme, hemen gir ama özü sözü bir olmak gerekir.
Ona yol göstermeye kalkma; o ne zaman nereye gideceğini iyi bilir.
O ülkeye sevgiyle gidilir, özveriyle girilir ama yolu biraz taşlı dikenlidir.
Gönül bahçesinde açan bir çiçektir, büyüyüp gelişmesi bakım gerektirir.
Hiç eskimeyen bir geçmiş, pırıl pırıl bir gelecektir.
Güzellikle nefes alıp verir, insancıllığın onur heykelidir.
İşlenmesi gereken bir cevherdir ama fazla süse, gösterişe boğulursa içtenliğini
yitirir.
Kimi zaman acıyla, hüzünle seslenir ama mutlulukla, umutla, özlemle beslenir.
Şiir büyüdür
Ne melek kanadı ne de şeytan tüyüdür
Şairlerin onuncu köyüdür
Değirmeninde düşünce, duygu öğütür
Sevdasıyla insanları o doğurur, o büyütür.
Bulanmadan akan bir ırmak;
kötülüğe, çirkinliğe karşı koymaktır şiir.
Akıllı bir divane, aşk içilen meyhane,
duygularını doyurmak, yaşadığını duyurmak için bahanedir şiir.
Okulumuzca geleneksel olarak düzenlenen edebiyat gecesi, 18 Mayıs 2010,
Salı akşamı Tayyare Kültür Merkezinde “Siyah-Beyaz ve Diğerleri” kompozisyonu
etrafında edebiyatseverlerin huzuruna çıkıyor.
Müstesna geceye, edebiyat öğretmenlerimiz Abdullah ŞEN ve Metin YALÇIN
beraberliğinde hazırlanan şiire sevdalı yürekler, Türk Edebiyatı’nın güzide
şairlerinden seçtikleri eserlere, sesleri ve duygularıyla yârenlik edecekler.